welat's profile(KÜRDO) welat_12PhotosListsGuestbookMore Tools Help

(KÜRDO) welat_12

Windows Media Player

Video

www.youtube.com/watch?v=R2xSWuVQplM

welat kürdo

Occupation
Location
Interests
KÜRDÜZ ÖLENE KADAR KÜRDÜZ SONUNA KADAR VALLAHİ BİZ DOSTU ÖZLEDİK
Photo 1 of 7

                                                 

                                    YORUMLARINIZ KİŞİLİĞİNİZİ GÖSTERMEKTEDİR.'''''KİŞİLİĞİMİ DEĞİL

 

¦(¯`´•.¸(¯`´•.¸ ________?¦?_________ ¸.•´´¯)¸.•´´¯)¦
¦---==-¦°° Ñè MuTlu KúRdÛm DiYeNe°°¦-==---¦
¦(_¸.•´´(_¸.•´´ ¯¯¯¯¯¯¯¯?¦?¯¯¯¯¯¯¯¯¯ `´•.¸_)`

YASAKLI DİLİMSİN ÜLKEMDEYASAKLI DİLİMSİN ÜLKEMDE
DEVRİM MERMİMSİN DAGLARDA

HASRET TÜRKÜMSÜN HÜCREMDE
CIGLIKLARIMSIN İŞKEMCEMDE
VE SON SÖZÜMSÜN DAR AGACINDA
SEN ÖZGÜRLÜKSÜN HEVALE MIN

 

sen KÜRT halkının çıglıkları gibi sessiz AHMET KAYA nın şarkıları gibi cesur
DENİZ GEZMİŞ kadar mert
YILMAZ GÜNEY in suskunlugu kadar asilsin hevalemın
 
Kış güneşine, kadının göz yaşına devlet büyüklerinin iltifatlarına güvenme

 

 

Bingöl Çobanları

 

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi
Her gün aynı pınardan doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini,
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı.
Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
"Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam,
Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
Diye hıçkırır kaval:
Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin başkalarına boyun;
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an,
Madem ki kara bahtın adını koydu çoban!
Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
Anlattı uzun uzun.
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla,
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına.
 

Kemalettin KAMU

TÜRKİYE'NİN YÜZDE 20'Sİ KÜRT
Dünya genelinde etnik köken, dil ve din araştırmaları yapan Amerikan merkezli United States Center for World Mission (USCWM) adlı vakfın Aralık 2008 verilerine göre, Türkiye nüfusunun yüzde 20.8'ini Kürt kökenliler oluşturuyor. Araştırmaya göre, Türkiye'de 52.8 milyon Türk yaşarken, Zazalar ile birlikte toplam Kürt sayısı 15.4 milyon.

Türkiye'de yaşayan Kürt kökenlilerin sayısı ve diğer etnik grupların nüfusa oranı hakkındaki tartışmalar devam ederken, bir araştırma da dünya genelinde etnik köken, dil ve din araştırmaları yapan Amerikan merkezli USCWM isimli vakıftan geldi.

Vakfın Aralık 2008 verilerine dayandırdığı araştırmasında, Türkiye'nin nüfusunun 74 milyon 398 bin 700 olduğu kaydedildi. Araştırmada, nüfusun yüzde 71'ini oluşturan 52 milyon 826 bin kişinin Türk olduğu ifade edilirken, Zazalar ile birlikte Kürtlerin sayısının 15 milyon 426 bin olduğu belirtildi. Araştırmada Türkiye'de 1 milyon 313 bin Zaza'nın yaşadığı, Kürtlerin 5 milyon 902 bininin ise Türkçe konuştuğu kaydedildi.

ARAP NÜFUSU 2 MİLYONA YAKIN
Türkiye'de 1.8 milyon Arap, 910 bin Çerkes, 620 bin Fars, 540 bin Azeri yaşadığının belirlendiği araştırmada, Türkiye'de 76 bin Ermeni, 28 bin Süryani, 14 bin Rum ve 13 bin Musevi bulunduğu vurgulandı.


Türkiye'nin nüfusunun etnik köken dağılımı şöyle:

- Türkler 52 milyon 826 bin
- Kürtler 15 milyon 426 bin

 

BİR GARİP BESTEDİR BİNGÖL
  Solhan'da Turnalar gölünde bir YÜZENADA'dır BİNGÖL

Kiğı'da Şeytan dağlarında taştan taşa sekerken ayağı burkulan bir dağ keçisidir BİNGÖL

Soğuk çeşme'de bol soğanlı bir kavurmadır BİNGÖL

Ğezik Yaylasında bal üstüne kaymaktır BİNGÖL

Karlıova'da Bingöl Dağlarında doyumsuz bir gündoğumudur BİNGÖL

Genç istasyonunda hasret kokulu bir intizardır BİNGÖL

Adaklı'da Peri ırmağında kanat çırpan kınalı bir kekliktir BİNGÖL

Yedisu'da tenhalaşan garip bir özlemdir BİNGÖL

Şerafettin yaylasında yürek ikramı buz gibi soğuk bir ayrandır BİNGÖL

Bingöl Dağlarının korkunç yalnızlığında canlanan Şah Murat suyudur BİNGÖL

Gurbet elde yurduna ağıtlar yakan Bir garip Aziz'dir BİNGÖL

Bingöl'de usul usul akan Yado Çeşmesidir BİNGÖL

Bingol ovasının bunaltıcı sıcağında inadına Çağlayan bir Sağyer'dir BİNGÖL

Mendo'nun akıntısına vokal yapan Kırlangıç cıvıltısıdır BİNGÖL

 

Em kurdin

 


Em Kurdin Kurdin Kurdin em Kurdê Zerdeştî ne
Bi Zeman û Bedîl´an zilm û zorî yê dîne
Perçe kirin Welatê me em bê werin bê cîne
Axa xwe ji bîra nekin ez ji we bi hêvîme

Em Kurdin Kurdin Kurdin em Kurdê Ezdayî ne
Em bê Dost û Hevalin Hevaltî qet ne dîne
Însanetî li Dinyê nema ketîye bin Dest û Pîyan
Talan kirin Welatê me kes na bêje ev çîye

Em Kurdin Kurdin Kurdin em Kurdin weke şêrin
Gere em tev bibine yek Heyfa xwe li erdê nehêlin
Lêxin birano (Hevalno) un lêxin pişta dijmin bişkênin
Kî bê un Anarşîstin (Terorîstin) ew xwîn xwerin xwîn mijin


Fîncanê
Nîşanî me kirîye Qelenê xwe birîye
Serîyek çume Gurbetê Wê di şun mide Mêr kirîye
Oy oy Fîncanê Gerden Sorê Mercanê
Tu ji minra bi kurbanê sozên Te da min kanê

Lo lo Gundo wêrano şewitî mala Ewano
Fîncana min xapandin mîna Beko û Ewano
Oy oy Fîncanê Gerden Sorê Mercanê
Tu ji minra bi kurbanê sozên Te da min kanê

Mîna kora di xanî ne xwende û ne zanî
Ketîye tora Ewana Tu bi dilê min nizanî
Oy oy Fîncanê Gerden Sorê Mercanê
Tu ji minra bi kurbanê sozên Te da min kanê

 

 


Kürtçe, bugün Türkiye, İran, Irak, Suriye, Sovyetler Birliği, Lübnan gibi değişik devletlerin sınırları içinde yaşamakta olan Kürtlerce konuşulur. Avrupa ve Amerika'da bulunan Kürt işçileri ve politik mültecilerinin miktarı da yüzbinlerle ifade edilmektedir ki bunlar da anadillerini konuşmaktadırlar. Toplam Kürt nüfusunun ne kadar olduğu, Kürtlerin büyük bir bölümünün yaşadığı Türkiye gibi devletlerin gerçekleri gizleme gayretleri yüzünden ne yazık ki kesin rakamlarla tesbit edilebilmiş değildir. Ancak birçok kurumun ve bilim adamının belirttiğine göre yeryüzünde yaşıyan Kürtlerin miktarı 20 milyondan az değildir.

Elbette Kürtçenin asıl konuşulduğu yer Kürtlerin kendi ülkesidir. Bu ülke de bugün Türkiye'de ağza alınması yasak olan Kürdistan'dır. Değişik tarihlerde Kürtlerin yaşadığı bu ülke başka adlarla da adlandırılmıştır. Örneğin ünlü Türk yazarı Kaşgarlı Mahmut'un 1074'te yaptığı haritada Kürtlerin ülkesi Arapça olarak "Erdu'l-Ekrad" diye kaydedilmiştir ki bu "Kürtlerin Memleketi" anlamına gelir. Fakat en azından Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Kürtlerin ülkesi için Kürdistan adının kullanıldığını biliyoruz.

Kürtçe, Kürdistan'ın dışında da özellikle yukarıda adı geçen devlet sınırları içindeki değişik bölgelerde konuşulmaktadır. Örneğin İran'da Horasan ve Tahran'da; Sovyetler Birliği'nde Ermenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Türkmenistan'da; Türkiye'de Ankara, Konya, İstanbul, Adana ve İzmir'de; Irak'ta Bağdat'ta; Suriye'de şam'da azıms*****yacak miktarda Kürtçe konuşan nufus vardır.

Bugün bu kadar geniş bir alanda konuşulan ve Hint-Avrupa dilleri ailesinin İran-Aryen dalının kuzeybatı grubuna mensup olan Kürtçenin kökeni, bazı araştırmacılara göre Zerduştun kutsal kitabı olan Avesta'da kullanılan dile ve Medce'ye kadar uzanır.

Bugünkü Kürtçenin kendi içinde değişik lehçeleri vardır.

LEHÇELERİMİZ

Kürtçenin başlıca lehçeleri şunlardır:

1) Kuzey Kürtçesi veya Kurmanci lehçesi: Türkiye sınırları içindeki Kürtlerin büyük bir bölümü ile Suriye, Lübnan ve Sovyetler Birliğindeki Kürtlerin tümü, Irak ve İran Kürtlerinin ise bir bölümü tarafından bu lehçe konuşulur. Kurmanci lehçesi yeryüzundeki Kürtlerin çoğunluğunca konuşulan bir lehçedir.

2) Merkezi Kürdistan'da konuşulan Kırmanci lehçesi: Bu lehçeye zaman zaman Güney Kürtçesi (Kırmancî Xwarû) veya yanlış olarak "Sorani" de denir (biz bu yazımızda ifade kolaylığı açısından bu lehçeye Güney Kürtçesi diyeceğiz).

Bu lehçe Irak ve İran'daki Kürtlerin çoğunluğunca konuşulur.

3) Kırdki, Zazaki veya Dımıli (Dımılki) adlarıyla bilinen lehçe: Bu lehçe Türkiye sınırları içinde kalan Kürtlerin bir bölümünce konuşulur. En çok konuşulduğu yer, Dersim, Çewlig, Xarpêt, Dıyarbekır, Ezırgan illeri ile Sêwreg, Gumgum (Kela), Motki gibi ilçelerdir. Bu lehçenin en çok konuşulan iki şivesi, Dersim şivesi ile bizim Çewlîg-Dîyarbekır-Sêwreg şivesi diye adlandırdığımız şivesidir.

4) Gorani lehçesi: Hewrami lehçesi olarak da adlandırılan bu lehçe Kırdki (Zazaki, Dımılki) lehçesine yakın bir lehçe olup Irak ve İran Kürdistanı'nda az sayıda Kürt tarafından konuşulur.

5) Güney Kürdistan'da konuşulan diğer Kürt lehçeleri grubu: Bu grubun Kermanşahi, Lekki, Lürri, Sencabi, Kelhuri gibi değişik adlarla anılan kolları vardır ki bunlar İran ve Irak sınırları içinde bulunan Kürtlerin bir bölümünce konuşulur (1).

ALFABE

Tarih boyunca Kürtçe değişik alfabelerle yazılmıştır. Örneğin Yezidilerin Kutsal kitaplarından Kıtêbê Cılwe'nin Arap alfabesi gibi sağdan sola yazılan farklı ve özgün bir alfabeyle yazılmış bir nüshası 1911'de Viyana'da yayınlanmıştır. Yine bazı komşu halkların, örneğin Süryani (Asuri) ve Ermenilerin de geçmişte kendi alfabeleriyle yani Ermeni ve Süryani alfabeleriyle yazdıkları Kürtçe birçok kitap mevcuttur. İslamiyetin Kürtlere zorla benimsetilmesinden sonra ise diğer birçok Müslüman topluluk gibi Kürtler de Arap alfabesini kullanmaya başladılar.

Bu durum yaklaşık olarak l930'lara dek devam etti.

Sovyetler Birliği sınırları içindeki Kürtler, önce bir dönem Latin harflerini temel alan bir alfabe, daha sonra ise bugün Sovyetler Birliğinde kullanılan Kiril harflerini temel alan bir alfabe kullanmaya başladılar. Sovyetler Birliği'ndeki Kürtler bugün de Kiril harflerine dayanan bu alfabeyi kullanmaktadırlar.

Irak ve İran Kürtleri ise günümüzde Arap harflerini temel alan ve Kürtçeye uyarlanmış olan bir alfabe kullanmaktadırlar.

T.C. DÖNEMİNDE KÜRTLERİN ÜMMİLEŞTİRİLMESİ VE ALFABE SORUNU

Osmanlılar döneminde Türkler gibi Kürtler de Arap alfabesini kullanıyorlardı. Fakat T. C.'nin kuruluşundan birkaç yıl sonra resmi olarak Latin harfleri benimsenince, zaten az olan okuma yazma oranı bir anda sıfıra düştü. Devletin uyguladığı eğitim politikasıyla zamanla Türkiye genelinde Türkçe okuma yazma oranı arttıysa da Latin harflerinin benimsenmesiyle Türkiye'de Kürtler ve dilleri yasaklanan azınlıklar açısından çok ilginç bir durum ortaya çıktı. Kürtçe'nin okunup yazılması despotça bir tutumla ve gayri insani yasalarla yasaklandığı için yukarıda belrittiğimiz gibi bir anda sıfıra düşen Kürtçe okuma yazma oranında daha sonraki yıllarda da değişme olmadı. Bunun tek istisnası Kürdistandaki medreselerde Kürt diliyle geleneksel dinsel eğitim gören "feqî"ve "melle"ler idi. Bunlar, Arap alfabesini bildikleri için bu alfabeyle yazılmış olan eski Kürtçe kitapları okuma olanağını korudular. Bunların dışında T. C. döneminin Kürt kuşakları yüzlerce yıllık bir birikimin ifadesi olan yazılı Kürt ürünlerini okuma olanaklarını yitirdiler. Geçmiş kuşaklarla yeni kuşaklar arasındaki kültürel köprüler bu anlamda yıkıldı. Çünkü artık Kürtçe okumak ve yazmak yasaktı. Yasakları göze alsalar bile yeni kuşaklar Arap alfabesini bilmedikleri için eskiden yazılmış olan bir Mem û Zîn'i, bir Melayê Cizîrî'yi, bir Hezanlı Ehmedê Xasî'yi artık okuyamıyorlardı. Hatta Kürtçe konuşmak bile bir ara yasaklanarak konuşanlar para cezası vermeye mecbur edildi. İşte devlet o günden bugüne Türkiye'deki Kürtleri ümmi bir durumda tutmaya çalışıyor, bunun için ne gerekiyorsa yapıyor. Osmanlı sultanlarının bile düşünmediği bu barbarca uygulama sayesinde genel olarak Türkiye'de Kürtler bugün ümmidir. Kürt kökenli aydınlar, yazarlar, profesörler bile artık bugün anadillerinde bir mektup yazamıyacak durumdadırlar. Verin ellerine Kürtçe bir kitap, okuyamıyacaklardır. Kürt olan bir Yaşar Kemal, bir Ahmet Arif, bir Selahattin Hilav bile muhtemelen böyledir bugün. Yani Türkiyedeki Kürt kökenli aydınlar, anne ve babalarının dili olan Kürtçeyle yazılmış bir hikaye kitabını bile okuyamayacak, anadillerinde bir mektup bile yazamıyacak kadar nevi şahsına münhasır aydınlardır. T. C. yöneticileri bu çağdışı ve iğrenç zorbalığa karşı çıkan insanlarımızı hapislere tıkıp işkenceden geçirerek bu politikalarını bugüne dek sürdürdüler. Bir alfabe yazdı diye insanlar hapislere tıkıldı, Kürtçe bir mektup yazdı diye öğrenciler okullardan atıldı, Kürtçe bir dergi ya da gazete çıkarmak istediği için aydınlara onlarca yıllık hapis cezaları reva görüldü. Ama bütün bunlara rağmen direnen ve bir çaba içinde olan insanlarımızın sonu gelmedi.

T.C. kurulduğu yıllarda yurt dışına çıkmak zorunda bırakılan bazı Kürt aydınları Suriye ve Lübnan'a gitmiş, orada özellikle Kürt dili ve kültürü üzerine yoğun çalışmalara başlamışlardı. Aralarında Celadet ve Kamuran Bedirxan kardeşlerin de bulunduğu bu aydınlar, Latin harflerini temel alan Kürt alfabesiyle 1932'de şam'da Hawar dergisini çıkarmaya başladılar. Bunu 1942'de çıkan Ronahi (Aydınlık) dergisi ile 1943'te çıkan Roja Nû (Yeni Gün) gazetesi, onun eki biçiminde çıkan Stêr (Yıldız) gazetesi ve birçok Kürtçe kitabın yayınlanması izledi. Hawar dergisinin Latin harflerini temel alan bir alfabeyle çıkışı, özellikle Kurmanci lehçesi açısından bir dönüm noktası sayılır. Çünkü Hawar'ın çıkışından itibaren Suriye Kürtleri de bu alfabeyi kullanmaya başladılar. Nihayet aynı alfabe geç de olsa Kuzey Kürdistanda da tanınıp benimsenmeye başladı. Suriye ve Kuzey Kürdıstan'da yaşayan Kürtler bugün Hawar'da kullanıldığını belirttiğimiz Latin harflerini temel alan alfabeyi kullanmaktadırlar.

Osmanlıların son döneminde örneğin 1908'den 1920'de kadarki 12 yıllık süre içinde sadece İstanbul'da on kadar Kürtçe dergi ve gazete ile bir o kadar da kitap yayınlandığı halde yukarıda sözünü ettiğimiz baskı politikası nedeniyle Cumhuriyet döneminin ilk kırk yılı boyunca yani 1960'a dek bir iki kıpırdanma sayılmazsa denilebilir ki Kürtçe yayınlar çıkamaz oldu. Fakat yukarıda da değindiğimiz gibi özellikle 1960'tan sonra bazı insanlarımız bu barbarlığa karşı herşeyi göze alarak Kürtçe bazı dergi, gazete ve kitaplar yayınlamak suretiyle bu sessizliği bozdular. Dicle-Fırat gazetesi (1962), Deng (Ses) dergisi (1963), Roja Newe (Yeni Gün) gazetesi (1963) ve Yeni Akış dergisi (1966) ile Kemal Badıllı'nın Kürtçe Grameri (1965), Musa Anter'in Kürtçe-Türkçe Sözlük'ü (1967) ve M. Enin Bozarslan'ın Kürtçe Alfabe'si (1968) gibi kitaplar bu dönemde çıkan yayınlara örnek verilebilir. 1975-1980 döneminde ise hem Kürtçe dergi ve gazetelerde hem de Kürtçe kitapların yayınlanmasında gözle görülür bir artış oldu. Bu gelişme, 1980 askeri darbesiyle yeniden bir durgunluk dönemine girdi. Bugün ise bu durgunluğun aşılması doğrultusunda sevindirici ve ümit verici bir çaba sarfedildiği görülmektedir.

Türkiye'de Latin harflerinin kabulünün ardından Kürtler ve özellikle Müslüman azınlıkların anadillerinde ümmileştirilmeleri politikası ve devlet zoruna dayanan bu politikanın yaptığı tahribatlar, kültür tarihi açışından uzun uzadıya araştırılıp teşhir edilmelidir. Bu konuda ne yazık ki buğüne dek ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Böylesi çalışmalar, Kürt olsun Türk olsun demokrat ve ilerici aydınların önünde duran görevler arasındadır.

                                              JI BO TE EY HEWAL

                              EZ BIMRIYAMA EZ BIMRIYAMA

                            MIN VA ROJANA NEDYANA

                            SEROKE ME DEST ROMAN DA

                        EZ BIMRIYAMA MIN NEDIYANA

                       DESTU ÇAVEN WU GIREDANE EZ BIMRIYAMA MIN NEDIYANA

DARAN PELE QWE WEŞANDIN 

DAYKAN HESRIN QUN RIJANDIN

KEÇU XORTAN XWE ŞEWITANDIN.

MALIK LIME PIR WEŞANDIN.

ŞİNU ŞİWAN KET MALEME

JANEK GIRAN NAW DILEME

DIJMIN KENİYA BE HALEME

QEW NEKET VAN ÇAVENME

Kürt kelimesi ülkemizde sanki bir nefreti temsil eder hale gelmiş. Yüzyıllarca birlikte yaşamış, aynı acıları paylaşmış insanlarımız birer düşman olmuş gibiler. Bana kalırsa bu ülke olarak bizim birliğimizi bozmak için her fırsatı değerlemdiren sözde dost ülkelerin bizim üzerimizde oynadıkları oyunlardan sadece birisi ve belkide en başarılı oldukları düzen. Sadece iki harfin yeri değişti diye iki ayrı toplum mu olduk? Paylaşamadığımız netdide bu kadar düşman kesildik birbirimize. Azıcık düşünsek bu düşmanlığın sözde ayrı iki topluma hiç bir yararının olmadığını açıkça görebiliriz. Kimlerin ekmeğine yağ sürüyoruz. Adı türk olan tüm devletlerin yıkılışına ve yok oluşuna bir bakın hepsinin sonunu buna benzer kavgalar getirmiş. Bizi dışardan yıkamayan devletler bizi bizimle yok etmişler. Hani hep deriz ya tarih tekerrüden ibarettir diye. Niye yine aynı oyuna geliyoruz ki? Gelin bu oyunu birlikte bozalım. Hep birlikte karşı duralım bizi bize kırdırmaya çalışanlara. İki harf değişikliğiyle bölünmeyeceğimizi gösterelim tüm dünyaya.

Jiyana şeş saliyan, deh saliyan, donzdeh saliyan...
Piştî newrozê, serhildana zarî û ciwanên li Amedê
Çi tînin bîra me, ey zarokên di wê demê de bûyîn;
Li Mehabadê, li Silêmaniyê, li Qmişloyê, li cîhanê
Di mala min de, mala we de, malên cîranên we de!

Em bêjin ku di şeşan de dest pêdike xwendina pêşin;
Ger zu hîn bibe tîpan, hejmaran, hesaban, wêneyan...
Bilî wan, divê ku bifroşe simîdan, cixaran li kolanan
Bi dizî, bi bezî li taxan, li sûkan, li bazaran li Amedê
Eger dibistan di tetîla rojanê de be û yên din de bibin.

Em dibêjin ku dixebitin wekî gihîştiyan, zarokên me;
Dibistanvanî an ne dibistanvanî ne, neh û deh salî ne
Dixebitin zarokên welatê me, bi bar sal in, bê salî ne.

Salên ji şeşan, ji nehan, ji dehan... çawa bên bîrkirin?
Newroz e, cejn e li rojhilat û li navenda welatê dagirî
Li Amedê, pey dilşadiya gelê me; zext e, li me êrîş e!
Ne tenê li rêyan, li xaçerêyan, ne li xwepêçandinan de
Hatin lêxistin heye di şaneşînan de bi guleyên zirincî;
Dilopên sor dikevin ji gulên ber xwendinên welatî me!

(Sewta Berbangê)

EW EZIM

  Ne mingo diné, békesé
Bila ezbim ew ax é lıser miriya
Jiyan jimin dure
Wek berfé,
Lınav dest é te
Ew ezbum é diheliya.

Ne mingo diné, békesé
Bila ezbim ew dar é şewiti
Emr é min ne zahf kure
Wek xuyné,
Ji dil é te
Ew ezbum é diheriki.

Ne mingo diné,ey békesé!
Bila ezbim ew ta é sipi
Béhn a te wek şure
Ew ezim liser sing é te
Ew zarok é hercar digri.

 

BI ZIMANE KÜRDİ ( KÜRTÇE ŞİİR LER)

Bi Hevre,
Xwazdî ez tu hevre bin
Bi hevreherin xorînê
Wer dî bihêrin kotra bin
Bang dîn bi hevre narînê

Dwînî kotra hêra bûm
Awaz ji cîr dixwînê
Fîrabîl û beyaban
Hawar ji dest evînê
Ez tu watu yek dil wîn
Hêzan cwadi wînê
Vêra pêkra hıfne wîn
Bircînê ya binvînê

Birlikte ...

Birlikte geçen günleri özlüyorum
Hele sabah çıkıp gidişimizi
Seninle dağlara çıkar dolaşırdık
Birlikte söylerdik şarkılarımız
Ben o dağların ruhundan öğrenmiştim
Ta yürekten candan söylemeyi
Hem dağlarda hem kırlarda hem sahralarda
Ey aman medet aşkın elinden yani
İkimiz tek bir gönül olmuşken
Sonbahar gelip böyle ayırdı bizi
Ancak birlikte olunca küflenmez aşk
Ya bağır bir ses ver ya da uyu hadi.

 

  

 

 

 

QERBAŞAN:Kırmançça konuşurlar.Şafii mezhebindendirler.ADAKLI ilçesi;Kaynakdüzü(QEYNTER), Mercan, Doğankaya(Aznafer) Kırkpınar, Aktaş(Ağdaş), Ayvadüzü(Alakilise), Erler, Karlıova ilçesi;Yukarı Yağmurlu, Mollaşakir, Geçitli, Viramşehir, Kantarkaya, Yiğitler köylerinde otururlar.Bu aşiret Hınıs, Tekman, Çat ve Varto ilçelerinde de bulunurlar

BENİM  GÜZEL MEMLEKETİM

 

ADAKLI İLÇESİ HAKKINDA
   04/07/1977 tarihinde 3292 sayılı yasa ile ilçe statüsüne getirilen Adaklı bu tarihten önce Kiğı  ilçesine bağlı nahiye idi. İlçemize ilk insan topluluğu yerleşim tarihleri bilinmemekle birlikte Kiğı ilçesi yerleşimi ile birlikte M.Ö.3000 yıllarına uzanmaktadır. 1839 yılında Kiğı ilçesi ile birlikte Erzurum'a bağlı bir köy iken, 1926 yıllında Erzincan'a, 1939 yılında Bingöl'e bağlı nahiye  oldu. 1988 yılında ilk kaymakam atandı, idari teşkilatlanma böylece başlamış oldu. 39 muhtarlıktan ibarettir.

  Coğrafi yönden Doğu Anadolu bölgesi yukarı Fırat bölümünde Bingöl ilinin kuzeydoğu kesiminde yer almaktadır. Rakımı 1500 m.dir Yüzölçümü 841 km²'dir. Bölgenin büyük bölümü meşe ormanlarıyla kaplı engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Adaklı ilçesi; Elazığ ili Karakoçan ilçesi Kiğı, Yedisu, Karlıova ve Bingöl merkez ilçe ile çevrilidir. İklimin kışın çok sert ve uzun sürmesi ilçenin ekonomik ve sosyal yaşantısını belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Ekonomik değer oluşturabilecek büyüklükte akarsu olmakla birlikte çok sayıda küçük su kaynaklarına sahip olmasından dolayı zaman zaman toprak kayması, sel ve çığ afeti olmaktadır.1995 yılında Hasbağlar köyünde meydana gelen toprak kaymasında bir çok ev yıkılmış, köy arazisi önemli ölçüde tahribata uğramıştır.

Adaklı, 1987 yılında, Bingöl iline bağlı bir ilçe olarak kurulmuştur. Bu tarihten önce Kiğı ilçesine bağlı bir nahiye idi.

Uzun süre Kiğı ilçesiyle birlikte Erzurum'a bağlı bir köy statüsünü sürdüren Adaklı, 1926 yılında Erzincan'a, 1936 yılında nahiye olarak Bingöl iline bağlanmıştır.

İlçenin köyleri ile birlikte yüzölçümü 879 km²'dir. Bu da, il yüzölçümünün yüzde 10.82'sine tekabül etmektedir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 1500 metredir. İl merkezinden uzaklığı 66 kilometredir.

İlçede ilçe belediyesi dışında belediye bulunmamaktadır. Belediye sınırları içindeki mahalle sayısı 5'tir. İlçenin 35 köyü ve bu köylere bağlı 75 mezrası bulunmaktadır.

1997 yılında Genel Nüfus Tespitine göre ilçe merkezinin nüfusu 4.604, köylerin nüfusu ise 6.825'tir. Km² başına 13 kişi düşmektedir.

Nüfus

İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 10856'dir. Bunun 3370'si ilçe merkezinde, 10856'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; ? belde, ? köy ve ? mahalleden oluşmaktadır

 

 

Sen de Yanarsın

 

Aşka davet eder, derde salarsın

Beni mecnun eder, seyre dalarsın

Bu kadar da zulüm etme sevgili

Yaktığın ateşte sen de yanarsın

 

Sevda üzerine oyun oynanmaz

Seven gönüllerin ahı alınmaz

Senin de yüreğin sanma ki yanmaz

Yaktığın ateşte sen de yanarsın

 

Sanma güzelliğin yarına kalır

Alaycı gülüşün mazide kalır

Eziyet ettiğin bir KÜRT  kalır

      Yaktığın ateşte sen de yanarsın

 

 

 

 

 

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

                                                  BEN HALKIM 

 

  

 

 

Bak ülkeme paramparça,kim çizmiş bu sınırları?

 

   Kavuşacak birgün elbet ayrı düşmüş ellerimiz

 

                      Ben çeçenim,ben arabım,kürdüm,türküm,ben insanım

 

                      Düşmanımız bir,zalimlerdir ben halkım ben insanım

 

  

   Bak dağlara bak rengine,kızıl kana boyanmışlar

 

   Filistinde,ırakta,çeçenyada ve ülkemde

 

   Ölen benim cephelerde,yanan benim ateşlerde

 

                      

 

 

                      Ben çeçenim,ben arabım,kürdüm,türküm,ben insanım

 

                       Düşmanımız bir,zalimlerdir ben halkım ben insanım

 

 

   Ben ahmedim,ben mehmedim,ben hevalım,ben dilanım ben insanım

 

  El Halil im,El Aksa yım,Felluceyim, Halepçeyim,Diyarbekirim

 

 

                       Ben çeçenim, ben arabım,kürdüm,türküm,ben insanım

 

                       Düşmanımız bir,zalimlerdir BEN HALKIM,BEN İNSANIM…

 

Dec. 10

ben hem kürtçe hemde türkçe kutlamak istiyorum arapça bilseydim arapçada kutlardım

İslamın nurlu güneşi kalbine dolsun, makamın cennet hz. Muhammed komşun olsun, günlerin mutluluk, gönlün saadetle dolsun bayramın mubarek olsun.
Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.


Baweri u héviyénme ewe ku ev cejn bibe sedema dünyayeke bé sinor, Em li benda cejna rojé azad u serfirazin Cejna gelê me ya Qurbanê pîroz be, bi taybetî jî ya endamên gruba me. Wekî her cejnan de dibêjin, hevîdar im ev cejne jî ji bo welatê me  u Hemu Dunyaye bibe wesîleya azadî û aşitîyê
...IDA WE PIROZBE...
enteresanenteresan
¤_(¯`°¤,_ ® _DJ_EVİNDAR_ ® _ ,¤°`¯)_¤
HF
http://yargitme.spaces.live.comEH

TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMINI KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİm
Çocuk Değilsem de Artık,Bozuk Paralar Konmasada Avucuma,Şeker Gibi İnsanlar Biriktirdim Çantama,Masal Güzelliğinde Bir Bayram Diliyorum Benim Şeker Doslarıma!!!
 
Dec. 8
Yorumun için tşk ederim hewal. sayfan güzel olmuş...............
Dec. 3
arkadaşlar seçimler yaklaşmakta lütfen elimizi vicdanımıza koyalım ve partimize oy verelim. oylar DTP'ye.......
Nov. 30

 

BİLİRMİSİN

 

Tam sInIrdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.

Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?

Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani "sevmek" işte.

Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
"Seviyorum" diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin...

 

Nov. 28
Egiitwrote:
Asla unutulmayacaksın Uğur 12 YAŞINDA 13 KURŞUN...NEDEN??? Benim Adım Uğur Kaymaz Benim adım Uğur kaymaz Aldanmayın soyadıma Siz dalmışken bu dünyanın zevklerine Bir akşam karanlığında vurdular beni Kaydım bir yıldız misali O malum karanlık deryaya Yaşım henüz on ikiydi Ama polis amcalar terörist deyip Aldılar ömrümü vicdanlarını yoksayıp O 13 kurşunu küçük bedenime sığdırıp Halbuki benimde vardı hayallerim Kendimce bu hayattan isteklerim Ama şimdi... Şimdi annemde ağlıyordur Resmime bakıp bakıp O acı kürtçe ağıtları yakıp Ya kardeşlerim Onlar ne yapacak Ne erken kalkıp çizgi film izleyecek Ne de geç saatlere kadar Hiçbir zaman doyamadığımız oyunlarımız olacak Artık okula da gidemeyeceğim Hiçbir yoklamada geçmeyecek adım Belki boş kalmayacak kahverengi sıram Ama artık Uğur kaymaz olmayacak Benim adım Uğur kaymaz Yaşım henüz oniki Kızıltepe'de doğup,Kızıltepe'de ölüyorum Ardımdan geliyor babam öldürülüp Ah polis amcalar Bitirdiniz taze hayallerimi Umutsuz bıraktınız anamı, yaşlı ninemi Ve de ne olduğunu anlamayan Üç küçük aslan kardeşimi Elveda diyorum düşlerime Elveda diyorum çocuksu aşklarıma Ve de beni seven herkese Kusura bakmayın isterdim boynunuza sarılıp elveda demek Ama mümkün olmadı bunları yapabilmek.... Ya Onurlu Bir Barış..Ya Görkemli Bir Direniş!!! Dîroka Lal Wêre Zîman Tû Çımâ Kêru Lal Mayî |||Bêre Me Roja Me Dılê Me Gelê Me Rengê Me Hunera Me Ye||| SAYGIYLA ANIYORUZ
Nov. 22
mehmet bazwrote:
benım specse yorumunuzdan farkettim...gercektende cok güzel  sayfan var.ellerine saglık (ne mutlu kürdüm diyene)şevbaş
Nov. 20
...wrote:
alanın çok güzel olmuş
Nov. 12
RONİAwrote:
BENDE SENIN SAYFANI BEGENDIM EMEGINE ELLERINE SAGLIK
Nov. 7
diyar arslanwrote:
tesadüfen rastladım vede güzel olmuş senin space bende bingöllüyüüm   ich bin zaza hehe
Sept. 28
Slav Jıtere Hewalo  gelek sıpaz  jı bona  ziyaretate  u mesaja tey xeş gelek kefxeş bum   zor spaz Dj_evindar
1645528ou8  1645528ou8
Sept. 9
ecewrote:
img123/637/vahsts14jy4.gif
seni tanımıyorum ama genede yorum yazmak istedim profilin ilginç ve güzel olmuş wayy....D:D
Aug. 24
welat kürdowrote:
 
MRB.
Arkadaşlar buraya yazdığınız yazılar benim kişiliğime göstermemektedir.
buraya iyi yada kötü yazılarınız benim nasıl olduğumu da ayrıca göstermıyor.
aksi takdirde sizin nasıl biri olduğunuz ortaya konuyor.
Yani buraya yazdığınız yazılar sizin kişiliğinizi ve şahsiyetinizi göstermektedir.
 
saygılarımla:
 
kürün mekanı
 
Aug. 6

 

♥(¯`´•.¸(¯`´•.¸ _________________ ¸.•´´¯)¸.•´´¯)♥
♥---==-♥°° YÜREĞİNE  
        SAGLIK°°♥-==---♥
♥(_¸.•´´(_¸.•´´ ¯¯¯¯¯¯¯¯
¯¯¯¯¯¯¯¯¯ `´•.¸_)
♥(¯`´•.¸(¯`´•.¸ ________
_________ ¸.•´´¯)¸.•´´¯)♥
♥---==-♥°° YÜREĞİNE   
            SAGLIK °°♥-==---♥

 

KARDEŞİM HAKATEN CANI GÖNÜLTEN KUTLARIM SENİ.

YASAKLI DİLİMSİN ÜLKEMDE DEWRİM MARŞIMSIN DAĞLARDA HASRET TÜRKÜMSÜN SAZIMDA ÇIĞLIĞIMSIN İŞKENCEMDE VE SON SÖZÖMSÜN DAR AĞACINDA. VE SEN ÖZGÜRLÜK KADAR HARİKASIN KARDEŞİM.SPACES DE SÜPER OLMUŞ.

July 29

                          click to comment

 

July 28
eline, yüreğine sağlık toprağım alanın bence 10 numara olmuş... Kavgacı,esmer bir Kürt düşün.
Ama bir kürdü düşünürken
Kürt gibi olmak onun acılarını
Yüreginde yaşatman gerek.
Kürdü düşünürken Kürtçe degil,
İnsanlık
fedakarlık
dilini bilmek esastır.
Acılarını kavgasını,
Hatta özgürlük mücadelesini sindirmen lazım.
Kürt demek;
acı demek,
Kürt demek;
gözyaşı demek
Hatta ve hatta..
isyan demek.
Ama herşeyden öte
dost demek
Sırdaş,yoldaş bi o kadar devrim demek.
Sende bir Kürtsen
bir cebinde ölümü
Bir cebinde
özgürlügü taşıyorsun demektir...
__________________
July 20
ΛMΛᄂIΛwrote:
ciao!!
July 17
alanın güzel olmuş emeğine yüreğine sağlık alanımı ziyaret edersen memnun olurum
July 16
Picture of Anonymous
hamsi wrote:
bu ne perhiz bu ne ahana turşusu...bir yanda terörist reklamı resim bi yanda kürtçe reklam, yazı rengin kırmızı zeminin sarı. diğer yanda kutsal askerlik günleri....kendinle çelişme...elbet herkesin bi genetik yapısı var...ama ülke bizim dedelerimiz bu ülke için savaşırken sen kürtsün sen lazsın demedide...sana ne oldu şimdi! Ama dış üçlerin oyunu olduğunu anlaman güzel!
July 14
samet şikerwrote:

 
˃RÂN09½&(εϊз....σиα вυиα вєиzєм
July 13
Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib http://www.xat.com/ASKIN_GOLGESI_2  
July 11
yasemin gencwrote:
davet ettin bende geldim  spacen berrak sade ve güzel olmuş yorumun için ayrıca tşk ederimm başarılarr bir daha geliştir space böle sade bıraqmaa haden selametle..;)
Feb. 21
No list items have been added yet.

Video

No content has been added yet.

Video

No content has been added yet.